Kardioloji Departmanları ile Bağlantı Kurularak Yapılan İşlemler

 Ana Sayfa / Hastalık Çeşitleri

İlgili kardioloji departmanları ile bağlantı kurarak yapılan işlemler

Koroner anjiografi

Koroner damarlarında herhangi bir problem olduğu düşünülen kişilere uygulanan invaziv (girişimsel) bir işlemdir. Koroner Anjiografi işleminin amacı; kalbimizin damarlarının görüntülenmesi ve nasıl tedavi edileceği hakkında karar vermek için seri filmler çekmektir.







Koroner Anjiografinin yapılma nedenleri

  • Klinik Tanıyı desteklemek için
  • Şüpheli Tanıyı kesinleştirmek için
  • Hastalığın ağırlığını saptamak için
  • Lezyonun yerini ortaya koymak için
  • Cerrahlara yeterli bilgi vermek için
  • Koroner Anjiografi tedavi değil teşhis yöntemidir

     

    Koroner Anjiografi Öncesi Bilinmesi Gereken Hususlar

    1.Hastaneye anjio randevusu gününe aç olarak (8saat) geliniz.

    2.Hastaneye gelmeden önce iki taraflı kasık bölgenizi traş ederek, banyonuzu yapınız.

    3.Hastanede yatış işlemleriniz yapılarak anjio programına alınacaksınız.

    4.Yatış işlemlerine yardımcı olmak üzere yanınızda bir kişi getirebilirsiniz.

    5.Eğer varsa; daha önce verilmiş anjio raporu, tetkikleri veya kullandığınız ilaçlan yanınızda geti­rirseniz sağlığınızla ilgili sorulacak sorulara daha çabuk cevap verebilirsiniz.

    6.Koroner Anjiografi hazırlıklannız doktor ve hemşi­relerimiz tarafından yapılacaktır. (EKG, kan tahlil­leri, sakinleştirici iğne)

    7.Hastaneye gelirken güvenlik açısından mümkünse para ve ziynet eşyalarınızı yanınızda getirmeyiniz.

    8.Gerektiğinde serum ve ilaç vermek için damar kateteri sol kolunuza takılacak ve bu kateter taburcu olana kadar kolunuzda kalacaktır.

    9.Anjio laboratuvarına indirilmeden önce özel bir önlük ve kep giyilecek, gözlük, takma (protez) diş/damak ve takılannızı çıkaracaksınız.

    10.Koroner Anjiografi Laboratuvannda, işlem bölgesi anestezik madde ile uyuşturulacak bu sayede işlemle ilgili hiç acı duymayacaksınız.

    11.Koroner Anjiografi işlemi 10-15 dakikada ta­mamlanır. İşlem sırasında siz de çekilen filmleri seyredebilecek ve sorular sorabileceksiniz.

    12.Anjiografi sonrası size 2 saat sulu gıdalar verilecektir.

    13.Gerek görülürse odanızda veya Koroner Yoğun Bakım Ünitesinde 1 gün takip edilebilirsiniz.

    14.Eğer damar yapınız normalse 6-7 saat sonra * kontrolleriniz yapılarak taburcu edilebilirsiniz.

  • Koroner balon anjioplasty ve stent uygulaması

    Balon Anjioplasti Ve Stent Öncesi Hazırlık;

    İşlemden en az üç gün önce, koroner damar içinde pıhtı olmaması için, doktorunuz tarafından reçete edilen ilaçları almaya başlamanız gerekmektedir. Diğer hazırlık anjio işleminde olduğu gibidir.


    Anjioplasti Ve Stent İşleminin Yapılışı;

    Anjiografide olduğu gibi, kasıktan veya koldan girilerek, açılması gereken damarın girişine uygun bir kateter yerleştirilir. Bu kateterin içinden, damara, daralmaya ve tıkanıklığa uygun bir kılavuz tel, damar boyunca ilerletilir. Uygun bir balon, kateter kılavuz tel üzerinden kaydırılarak darlığın olduğu yere kadar ilerletilir. Darlık veya tıkanıklığa yerleştirilen balon burada şişirilir. Sonra balon geri çekilerek, açılma miktarı kontrast verilerek röntgende gözlenebilir. Yeterli açıklık sağlanmışsa işleme son verilebilir. Yeterli açılma yoksa veya balonla açılan darlığın yeniden daralma veya tıkanma riskinin olması nedeniyle stent yerleştirilir. Ancak günümüzde tedavi amaçlı balon anjioplasti çok nadiren uygulanmaktadır. Genellikle balon anjioplastinin yerini stent yerleştirilmesi almıştır. Stent yerleştirilmesinde amaç balon anjioplastide ani damar tıkanması, damar içinde yırtık oluşması ve pıhtı oluşması gibi işlem sırasında veya 1-2 gün içinde gelişen komplikasyonlarını önlemek ve balonla %30 - %50 arasında değişen yeniden geç (6 ay) daralmayı %15-25’lere, hatta ilaç salgılayan stentlerde %1’e kadar indirmektedir.


    Anjioplasti Ve Stent İşlemi Sonrası ;

    İşlemden sonra pıhtılaşma önleyici ilaç verildiğinden kasıkta bulunan kanül 4-6 saat sonra çıkarılır. 15-20 dakika baskı uygulanır ve kanül çıkarıldıktan sonra en az 4-6 saat sırtüstü yatması gerekir. Hastanede kalma süresi genellikle 1 gündür. Anjioplasti yapılan damarın tekrar tıkanması, daralmaması için, verilen ilaçların özenle kullanılması gerekir.


    Koroner Anjioplasti Ve Stent Uygulaması Sırasındaki Riskler Nelerdir?

    Koroner anjioplasti ve stent uygulaması, deneyimli ellerde çok düşük riskle yapılabilmektedir. Koroner anjioplasti ve stent uygulaması sırasında bütün dünyada olduğu gibi seyrek de olsa %1-2 kalp krizi, %0,5 acil bypass ameliyatı, %0,1-0.3 hayati risk vardır. Bu nedenle koroner anjioplasti ve stent uygulamasının kalp ameliyatlarının yapılabildiği merkezlerde yapılması gerekmektedir. Not : İlgili birim Kardioloji

    Kalıcı kalp pili ve ICD uygulaması

    Kalp pilleri nedir?

    Kalp pilleri (pacemarker), kalbin ritmini oluşturan, düzenleyen ve intrakardiyak şok uygulayabilen elektronik cihazlardır. İlk çıkış amacı kalbin yavaş atması sonucu gelişen rahatsızlıkları tedavi amacıyla geliştirilmiştir. Son yıllarda ritim bozuklukları ve kalp yetmezliği tedavisinde de kalıcı kalp pilleri (ICD veya CRT) kullanılmaya başlanmıştır.


    Geçici kalp pili nedir?

    Geçici kalp pilleri acil durumlarda veya anormal kalp ritmi altında yatan nedenin düzeleceği bekleniyorsa (örn. ilaca bağlı kalbin yavaş çalışması) ve kalıcı kalp pili takılıncaya kadar kullanılır. Ayrıca kalıcı kalp pili yerleştirilinceye kadar yeterli kalp hızını sağlamak için de kullanılır. Geçici kalp pili uygulaması kalp krizi hastalarında, taşikardisi olan hastalarda, açık kalp cerrahisi sonrası ve diğer durumlarda da gerekebilir. Geçici kalp pillerinde jeneratör oldukça büyüktür ve vücut dışındadır. Kalp ile bağlantısını lead ( kablo) sağlar. Hastanın ritmi düzeldikten sonra çıkartılır. Olayın kalıcı olduğu düşünülüyorsa kalıcı kalp pili takıldıktan sonra çıkarılır.


    Kalıcı kalp pili nedir?

    Kalıcı ritim bozukluklarında kullanılır. Jeneratör, göğüs veya karına derinin altında bir cep oluşturularak yerleştirilir. Ancak çoğunlukla göğüs duvarının sol tarafına konur. Hastanın sağ veya sol eli kullanmasına bağlı yer tercihi yapılır. Sağ kolu baskın olarak kullanan hastalarda sol taraf tercih edilir.


    Kalp Pili Takılması İşlemi Nasıl Yapılır?

    İşleme genelde hastayı uyutmadan bölgesel lokal anestezi ile pil takılacak bölgenin uyuşturulması ile başlanır. Sağ veya sol köprücük kemiğinin 1-2 cm altındaki cilt altı bölgesine pili içerisine alacak kadar genişlikte cep açılır. Kalbe giden büyük toplardamarların içinden lead denilen ve kalp ile cilt altına yerleştirilecek jeneratör arasında iletiyi sağlayacak olan ince teller kalp odacıklarından birine veya her ikisine yerleştirilir. Daha sonra bu elektrotlar cilt altına yerleştirilecek olan jeneratöre bağlanır. Bu işlem yaklaşık 30-45 dakika sürer ve hastanede yatış süresi yaklaşık 2–5 gündür.


    Kalp Pili Takılması İşlemin Riski Nedir?

    Kalıcı kalp pili uygulaması küçük ölçekli bir cerrahi işlemdir. Komplikasyon dediğimiz istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir. Ancak bu işlemlerde komplikasyon riski oldukça düşüktür ve çoğu kez hayati önem taşımaz. Uygulama sırasında ortaya çıkabilecek istenmeyen durumlar arasında damara girerken akciğer zarının yırtılması, toplardamar yerine iğnenin atar damara girmesine bağlı kanamalar ve ritim bozuklukları sayılabilir. İşlemden sonra yara yerinin mikrop kapması da olasılıklar arasında olmakla birlikte bu seyrek görülen bir durumdur. Bunu önlemek üzere koruyucu antibiyotik tedavisi verilecektir. Uzun sürede bazen elektrod tellerin uygulandığı toplardamarlarda tıkanma ve buna bağlı sorunlar (yüzde, kollarda şişme; göğüs ön kısmında toplardamar ağlarının görünür hale gelmesi gibi) oluşabilir. Yine nadiren kalp pili takıldıktan bir süre sonra, pil jeneratörü veya kablolar kendiliğinden cilt dışına çıkabilir. Bu durumda kalıcı kalp pili cebinin yeniden açılarak onarımı gerekebilir. Uygulamadan sonra 24 saat yatmanız gerekebilir. İşlemden 6–10 gün sonra dikişler alınacaktır. Kalıcı kalp pili yerleştirildikten sonra genelde yaşamınızda önemli bir değişiklik olmayacaktır. Ancak kalp pilinizi olumsuz etkileyebilecek davranışlar ve çevre koşulları ile ilgili olarak hekiminiz sizi bilgilendirecektir. Hastalar pil takıldıktan sonra 6 ayda bir pil kontrolüne çağırılır ve gerektiğinde bu kontroller daha da sıklaştırılabilir. Kalp pilinin ömrü ortalama 6–7 yıl kadardır. Her pil kontrolünde pilin ne kadar ömrünün kaldığı belirlenebilir Pilin değiştirilme zamanı geldiğinde pilin sadece jeneratörü değiştirilir ve tellere dokunulmaz. Kalp pili takılması hastanın hayat kalitesini ve ömrünü uzatır. Yerini dolduracak başka bir yöntem yoktur.

    Elektrofizyolojik Çalışma ve Kateter Ablasyon Tedavisi

    1. Kalbin elektrik sistemi nedir?

    Kalbimizin tıpkı bir şehrin elektrik şebekesine benzer bir sistemi vardır. Gerçekte de sağ kulakçıkta yer alan ana merkezden (sinus düğümü) çıkan uyarılar, kulakçıklarla karıncıklar arasında yer alan bir ara istasyondan (atriyoventriküler düğüm) kısa bir bekleme ile geçtikten sonra yine özelleşmiş iletim yolları ile karıncıklara yayılır. Böylece ana merkezde üretilen elektriksel uyarı tüm kalp kası hücrelerine iletilerek kalbin kasılmasını sağlar.


    2. Kalbin elektrik sisteminde aksamalar neden olur?

    Çok çeşitli nedenlerle kalbin bu normal uyarı ve ileti sisteminde aksamalar oluşabilir. Bazen de doğuştan olan ek yollar iletimde adeta kısa devrelere yol açarak taşikardi dediğimiz hızlı kalp atışlarına neden olabilirler. Ayrıca bazen kalbin herhangi bir yerinden kalbin yukarıda sözü edilen ana uyarı merkezinin denetimi dışında uyarılar çıkabilir ve hızlı atışlara neden olabilirler.


    3. Elektrofizyolojik tanı yöntemi nedir?

    Elektrofizyolojik çalışma denilen tanı yöntemi ile kasık ve / veya boyundan damar içine yerleştirilen ince kılıflardan geçirilerek kalbe ulaştırılan elektrod kateter denilen ince teller yardımıyla kalbin içinden doğrudan alınan elektrik sinyalleri gelişmiş bilgisayarlar aracılığı ile değerlendirilerek normalden sapmalar araştırılır. Bu sayede kalbin ana merkez uyarı sisteminin iyi çalışıp çalışmadığı ve uyarıları ileten sistemin işlevini güvenle görüp görmediği anlaşılabilir. Çoğu kez hızlı atma şeklinde çarpıntı yakınması olan hastalarda, hastanın yakınma nedeni olan hızlı atışlar özel yöntemlerle kalbin içine yerleştirilen bu tellerden (çalışmanın amacına ve ritim bozukluğunun türüne göre 2-4 adet) verilen uyarılarla oluşturularak meydana geliş nedenleri araştırılır. Böylece kısa devrelerin varlığı saptanırsa radyo dalgaları ile noktasal enerji verilerek çarpıntı tamamen tedavi edilmiş olur. Ya da eğer çarpıntıyı oluşturan bir odak saptanırsa yine radyo dalgası enerjisi verilerek ortadan kaldırır. Buna kateter ablasyonu tedavisi adı verilir. Bu yolla bugün hızlı kalp atışı şeklindeki çarpıntıların (taşikardi) çoğunun kalıcı tedavileri olanaklı hale gelmiştir.


    4. Elektrofizyolojik tanı yöntemi hastayı nasıl etkiler, bu uygulama ne kadar sürer?

    Elektrofizyolojik çalışma sırasında kalbin içinden test uyarıları verildiğinde çarpıntı hissedebilirsiniz. Ya da kalbe verilen uyarılarla sizin esas yakınmanız olan çarpıntı meydana getirildiğinde benzer hissi duyabilirsiniz. Bazen hızlı atış şeklindeki ritmi uyardıktan sonra düzeltmek için dışardan elektrik şoku vermek gerekebilir. Şok verme işleminden önce çoğu kez sizi uyutacak ilaç verileceğinden ağrı duymazsınız. Tanısal amaçla yapılan elektrofizyolojik incelemeler 30-60 dakika kadar sürer. Eğer tedavi edici bir girişim gerekirse bu 1-4 saat kadar sürebilecek bir işlemdir.


    5. Elektrofizyolojik tanı yönteminin riski var mıdır?

    Bu işlemler temelde düşük riskli uygulamalardır. Ancak her işlemde olduğu gibi bazı sorunları da beraberinde getirebilir. Ölüm olasılığı çok düşüktür. Nadiren işlem sırasında kalp kasının delinmesine bağlı olarak kalp zarları arasına sıvı sızabilir. Yine nadiren tedavi edici işlemler sırasında (ablasyon) çarpıntı oluşturan kısa devrenin kalbin normal uyarı sistemine çok yakın olması nedeniyle, radyo dalgası enerjisi verilmesi sırasında kalbin ileti sisteminde bloklar oluşabilir. Böyle durumlarda kalıcı kalp pili takılması gerekebilir. Damara giriş yerlerinde olguların % 2-3'ünde kanamalar, deri altına kan sızmaları ve buna bağlı şişlikler ve ağrı olabilir. Ancak çoğunlukla bunlar önemli sorun oluşturmaz ve kendiliğinden düzelir.


    6. Elektrofizyolojik tanı yönteminin alternatifleri var mıdır?

    Elektrofizyolojik çalışma ile elde edilen veriler başka bir tanı yöntemi ile sağlanamaz. Çoğu kez diğer tanı yöntemleri yetersiz kaldığı zaman uygulanır.


    7. Kateter ablasyonu nedir, ne zaman ve nasıl uygulanır?

    Kateter ablasyonu, radyo dalgaları verilerek yapılan ritim bozukluğu tedavisidir. Bu yöntem ilaçlarla denetim altına alınamayan ritim bozukluklarında ya da hastaların yaşam boyu ilaç almayı istememeleri halinde uygulanır. Bazı durumlarda ritim bozukluğu yaşamı tehdit edebilecek denli önemli olabilir. Böyle durumlarda doğrudan kateter ablasyon yöntemi uygulanması gerekebilir. İşlem temelde lokal anestezi ile iğne giriş yerleri uyuşturularak, bazı durumlarda da genel anestezi altında yapılır. İşlem sırasında kendinizi rahat hissedebilmeniz için sakinleştirici ilaç yapılabilir. İşlemlerden sonra kanamayı önlemek için birkaç saat bacaklarınızı oynatmadan yatmanız gerekir.


    8. Kateter ablasyonu yönteminin başarı şansı nedir?

    Kateter ablasyonu ile kalbin hızlı atma şeklindeki ritim bozukluklarının tedavisinin başarı olasılığı, tedavisi hedeflenen çarpıntının türüne, kısa devrenin yerine göre % 70-95 arasında değişir. Başarıdan çarpıntının bir daha olmamak üzere tedavisi anlaşılır. Başarılı uygulamadan sonra çarpıntının tekrarlama olasılığı ritim bozukluğunun türüne göre değişir. Örneğin kalpte kısa devrelere bağlı çarpıntılarda bu olasılık % 5-8 arasındadır.